• tanrı uludur

    .
    bakın, dikkat ederseniz tanrı ekşidir falan denmiyor tanrı uludur deniyor. sözlüğe sahip çıkın, onu beş para etmez kişilere makara etmeyin. sözlüğe diz çöktüremeyeceksiniz...
    3 ... manyak olmaya karar verdim
  • sütyen mi yoksa bilgi mi

    .
    C) Bilgili sütyen.
    10 ... landsknecht
  • liberter sosyalist

    .
    Medyaya masonların hakim olduğu dönemdeki boş beleş ahlaksız haberleri paylaşmaktadır.
    6 -2 ... tenete
  • abd bayrağının üstünden geçmek

    .
    sen kime ne anlatıyorsun liberter ? Bu topraklarda ifade hürriyetini anlayacak, benimseyecek kadar aklı basında kimse yok.

    Onların ifade hürriyeti ve düşünce özgürlüğü anlayişi " benim savunduğum değerlere laf etme ama karşıt değerlere istersen söv" den öteye gitmez.

    Edit: hicbir bayrağa, devlete, dini- siyasi lidere saygı duymak zorunda değiliz. Zorla saygı duyurmaya çalışmak, zorla ibadet ettirmeye çalışmak gibidir. Zorbalıktır.

    Edit ii: özgürlük başkalarının kutsalına dil uzatınca değil, başkalarının mülküne canına el uzatınca biter. John stuart mill özgürlük sınırını harm princible ile çizmiştir.

    Başkasının ozgurlugu, sizin kutsalınıza dil uzatilinca bitiyorsa, lgbt ve ateizmin yasaklanmasını savunanlar haklı o halde. Çünkü onların kutsalına dil uzatılıyor baya.
    3 -4 ... tenet
  • özgürlük korkusu

    .
    erich fromm'un, yazılma amacını; "bu kitabın amacı, çağdaş insanın faşist ülkelerde özgürlüğünden vazgeçmesine neden olan ve milyonlarca insanda güçlü olarak bulunan kişiliğin dinamik faktörlerinin incelenmesidir." diye belirttiği, 1941'de basılmış ve 1985'te roza hakmen tarafından türkçeye kazandırılmış kitabıdır. (1985 tarihini elimdeki kitabın ilk baskı olmasından yola çıkarak belirtiyorum.)

    fromm, sosyal psikoloji bağlamında, özgürlüğün ve bireyin konumunu ortaçağ, rönesans ve reform dönemleriyle inceleyip modern insanın özgürlük karşısında kendini konumlandırışını ele alır. ona göre rönesans ve reform dönemleriyle birlikte, ortaçağda görülmeyen "birey" ortaya çıkmış, bu da beraberinde bireysel özgürlüğü doğurmuştur. fakat bu durum, sadece görünüşte bir özgürlüğü ifade eder ve derinlenmesine incelenmediğinden insana mutluluktan çok varoluşsal bir bunalım, bir nihilizm getirir veya insanın özgürlüğün tam karşısında tutum almasına sebep olur. çünkü birey, toplumun açık baskılarından ve onun yalnızca önemsiz ve önceden yaşamı belirlenmiş bir parçası olmaktan kurtulmasına kurtulmuştur ya, bu sefer hayat içinde kendisini oluşturma ve gerçekleştirme noktasında yapayalnız kalmıştır. bu noktada fromm enteresan bir örnek verir, "amerika'da ortalama bireyin kapıldığı korku ve önemsizlik duygusunun iyi bir göstergesi, miki fare filmlerini seven insan sayısıdır. bu filmlerde tek tema - birçok çeşitlemeyle - şudur: küçük bir varlık, dev bir varlık tarafından tehdit edilmektedir, öldürülme ya da yutulma tehlikesiyle karşı karşıyadır. küçük varlık kaçar ve sonunda kurtulmayı başarır, hatta bazen düşmana zarar verir. kendi duygusal hayatlarına çok yakın düşmese, insanlar bu aynı konunun yüzlerce çeşitlenmesini sürekli izlemeye istekli olmazlardı."

    modern bireyin özgürlük korkusu ve özgürlükten kaçma isteği işte tam da burada başlar, bir bütüne ait olup benliğinin bütün yüklerini adeta eritmek ister o toplulukta, "özgürlük yükü"nden kurtulmak ister. fromm'un sadizm ve mazoşizm ile çift taraflılığını gösterdiği bir güçlü otoriteye, kitapta bahsedildiği şekilde nazizm'e, bağlanması, özgürlükten kaçması bu ve bunlara eklenebilecek ekonomik sebeplerledir.

    yazar günümüzdeki özgürlük kavramının ne kadar gerçeği söylemekten uzak olduğunu belirtse bile gerçek özgürlüğün ne olduğunu da aktarır bize. ona göre yine birliğe ulaşan ve fakat bireyselliği bozmayan, ilişkileri bir egemenlik-boyun eğme alanından çıkarıp dayanışma ilişkisi düzlemine getiren bir özgürlüğün yolu, "kendiliğindenlik"tir. bu konuda şöyle söyler, "küçük çocuklar, bir başka kendiliğindenlik örneği oluştururlar. çocuklar, gerçekten kendilerine ait duygulara ve düşüncelere sahiptir. kendiliğindenlikleri, söylediklerinde, düşündüklerinde yüzlerinde ifade bulan duygularında görülür. bence birçok insanın küçük çocuklara olan tutkusu, bu kendiliğindenlik özelliğinden kaynaklanır. bunu algılayamayacak kadar ruhsuzlaşmamış her insanı bu özellik derinden etkiler. aslında, ister bir çocukta, ister bir sanatçıda, ister başka bireylerde olsun, kendiliğindenlik, bir insanda bulunabilecek en çekici, en inandırıcı özelliktir."

    kitabın son bölümünde fromm, "özgürlük öyle kritik bir noktaya gelmiştir ki kendi dinamizminin mantığıyla hareket ederek tam karşıtına dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. der ve sanırım bu sözüyle, ve kitabın tümüyle, sadece nazizm özelinde bir otoriterleşmenin nedenini açıklamakla kalmaz, aynı zamanda günümüzde de özgürlük karşıtı tutumların arka planını da sunar bizlere. işte tam da bu sebeple "özgürlük korkusu" her devirde herkes tarafından okunması elzem bir kitaptır, şiddetle tavsiye edilir.
    7 -1 ... misirkalyonigne
  • ülkeye küfür suç mudur

    .
    Suç olmamalıdır. Ifade hürriyeti kapsaminda degerlendirilmedilir. Ama bizim gibi geri kalmis ve koyun gibi gudulmekten zevk akan toplumlar ifade hürriyeti falan bilmez.

    Ifade hürriyeti sadece düşünceyi özgürce açıklamak degildir. Bu tanım pembe g*tlü ozgurlukculerin tanımıdır. Bu tanımı solcuların ve muhafazakarların tamamı ile liberallerin bir kısmı benimser.

    Oysa gerçek ifade hürriyeti düşünceyi özgürce dile getirmek + duyduğunuzda hoşunuza gitmeyecek, yüzünüzü buruşturacak şeylerin de dile getirilmesidir.

    Her turlu Otoriteyi bireyden üstün goren tipler bu ikinci tanıma karşı çıkar elbette. Ama hükümetleri eleştiren veya hükümetlerin aleyhine haber yapan gazeteciler tutuklanınca da ortalığı ayağa kaldırırlar.yani ifade hürriyeti onların değer yargılarına göre belirlensin isterler. Bu ise ikiyüzlülüktür.

    Edit: birey, toplumdaki en küçük azınlıktır. Ve hiçbir birey, toplumun herhangi bir değer yargısına saygı duymak, hoş görülü olmak zorunda değildir. Birey, toplumun değer yargılarına en aykırı gelebilecek düşünceleri ifade etmekte hür olmalıdır ve hukuk sistemi bu hürriyeti korumalıdır. Asıl gelişmişlik, adil medeniyet budur. Bugün buna karşı gelirseniz, azınlık olduğunuz bir zaman diliminde toplumun geri kalanı tarafından yapacağınız basit bir eleştiri bile baskılanır ve cezalandırılır.
    3 -7 ... tenet
  • 4 mart 2020 metrobüste linç edilen kişi

    .
    Ortadoğulu turnusolu başlık.

    Taciz olayı olup olmadığı belli değil. Balık istifi gibi bir ortamda el de değer kol da. Böyle bir ortamda kadının beyanına bakıp 15 yaşındaki bir çocuğa tekme tokat girişmek barbarliktir. Diyelim ki taciz, yine de dayak atamazsın.polisi ararsın ve şikayetçi olursun. Ola ki çocuk suçsuz.kadina başka biri dokundu çocuğun üstüne kaldı suç. Ne olacak? Kişinin magduriyetini kim karşılayacak? iyi amk herkes kafasına göre supermanlik yapsın. Takayım belime silahı nerde kanunsuz iş varsa gidip o kanun kaçaklarını yakalayayım.hayirdir yav ? Orman kanunları mı geçerli bu ülkede ?

    Eğer ülkede hukuk yok hukuk diyen biriyseniz ve şu videodaki dayağa " oh iyi oldu" diyorsaniz ortadoğulu zihniyetine sahip geri kalmis bir bireysiniz. Hem hukuk isteyeceksin hem orman kanununu alkışlayacaksın.tutarsiz insanlarsınız.
    6 -3 ... tenet